Atatürk'ün Elmalı'ya yazdırdığı tefsir olup günümüzde de önde gelen İslam alimleri tarafından da hala en güvenilir tefsir olarak kabul edilmektedir. Atatürk'ün Diyanet İşleri Başkanlığı'na verdiği talimatı üzerine yazdırıldı. 1926'da Diyanet İşleri Riyaseti 'Kur'an'ı çağın icablarına göre yeniden tefsir edebilecek bir alim aradı. Sonunda görevi talimat üzerine Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'a verildi. Devlet eliye yazdırılan bu tefsirle Atatürk bizzat ilgilendi. Atatürk Şeyh Sait Ayaklanmasının bastırıldığı, çağdaşlaşma ve modernleşme adına yapılan inkılaplara yönelik itirazların arttığı bir dönemde İslamiyet'in temel kaynağı olan Kur'an'ın yeniden yorumlanmasını istedi.
Mirac (Arapça: معراج Mi'rāj, genelde "İsra" ile birlikte "Al-Isrā w-al-M'irāj" denir), yükseğe çıkma anlamındaki “uruc” sözcüğünden türetilmiş olup, sözcük anlamıyla “merdiven” anlamına gelir ve İslam’da Muhammed’in yaşadığı bir manevi yükseliş olayını ifade etmek üzere kullanılan bir terim haline gelmiştir.
İki yolun ayrımında ben durup
Gah o yandan, gah bu yandan korkarım
Devden değil, sinek kadar gücüyle
Ben kendini dev sayandan korkarım
Hak evinde hak divanı kurulmuş
Her kazancın öz kıymeti sorulmuş
İddiası boynumuza yük olmuş
Bağışlanan şeref şandan korkarım
Bu dünyadan umacağım mizandır
Korktuğum bu mizanı bozandır
Tok herifin kudurması, yamandır
Acından yok, ben doyandan korkarım
Uyarsak biz nefis adlanan elçiye
Tükürürüz vicdan kesen ölçüye
Odur veren düz, kıymeti her şeye
Vicdanından korkmayandan korkarım
-----BAHTİYAR VAHAPZADE-----
yazı, resim ve müzikleri kullanabilirsiniz alıntıdır
-----CASPİON20-----
KISSADAN HİSSE:
GEÇMİŞTEN ADAM HİSSE KAPARMIŞ…
NE MASAL ŞEY! BEŞ BİN SENELİK
KISSA YARIM HİSSE Mİ VERDİ?
‘TARİH’İ ‘TEKERRÜR’
DİYE TARİF EDİYORLAR;
HİÇ İBRET ALINSAYDI,
TEKERRÜR MÜ EDERDİ.
M. A. ERSOY